Bir şeyin değerini zıddı belirler. Kış olmasa baharı bu kadar sevebilir miydik? İş, güç, çalışmak, yorgunluk olmasa dinlenme, uyku gözümüze bu kadar tatlı gelir miydi? Hayat pozitif ve negatif kutuplar arasında yapılan git geller. Bir köyden diğerine gidip gelmek gibi. Gönül ister ki hep pozitif şeyler olsun. Gönül gerçekten bunu ister mi? ;) Bu ancak kutsal kitaplarda anlatılan cennetlerde mümkün olur. Hayatta bir " akışın " olması için negatif şeylerde gerekli. Şelaleler niye hiç durmadan akar. Akar akar ve sonunda belli bir yükseklikten aşağı dökülür. İşte olumlu şeyler: sağlık, sevgi, neşe, aşk o yükseltidir. Olumsuz şeyler: hastalık, hüzün, aksilikler şelalenin döküldüğü alçaltıdır. Hayat olumlu-olumsuz olayların arasında akıp, dökülen bir şelaledir. Hayatta zengin olmuş her şeye sahip kişilerin yaşadıkları yoksunluk duygusu mutlak pozitifliğin onları monotonlaştırmış olması ve negatifliklerin öğretici değerini kavrayamamış oluşlarından kaynaklanır. Hayat akışta olunca güzel. Atalarımız akan su kir tutmaz diye boşuna dememiş. Tabiatımızın su gibi olduğunu idrak ettiğimiz gün yüksekten düşmekten artık korkmayacağız. Düşüşlerin de yaşamımızın bir parçası olduğunu anlayacağız, düşüşlerde tövbe ve dualarla arınacağız ve bir akarsu gibi sonunda okyanusa kavuşacağız. Bir afrika atasözü şöyle der: çölün su hakkındaki öğrettiklerini okyanustan asla öğrenemezsin.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder