Taşı delen suyun gücü değil damlaların sürekliliğidir. Başarı odaklanarak gelir. Disiplin güneşin altına tutulan mercek gibidir. O zaman zaferin ateşini tutuşturabilirsiniz. Hayatımın 7 yılını profesyonel bir atlet gibi yaşadım. Kariyerimde mühendislik yaptığım yıllarda, hergün tam zamanlı mesaim olmasına rağmen sabah erkenden kalkıp koşu antremanımı yapıyor, sonra işe gidiyor, ofiste ve sahada çalıştıktan sonra akşamda salona gidip ağırlık kaldırma çalışması yapıyordum. İçki- sigara asla kullanmıyordum ve yediğime dikkat ediyordum. Tüm bunlar Türkiye'de ve dünyanın çeşitli ülkelerinde koştuğum 42 kilometre maratonlar içindi. Hayatta herkesin hedefleri var. Mecazi anlamda herkes kendi maratonunu koşuyor. İlk olarak koşacağımız yolu iyi tanımalıyız. Adımlarımızda istikrarlı olmalıyız. Öyle günler olur ki bazen bedenimiz hatta ruhumuz bile pes etme noktasına gelebilir. İşte o anlarda bizi ayakta tutan şey karakterdir. Karakter ritmini bulmuş ve rutin haline gelmiş davranışlarımızın tekrarı ile oluşur. Eğer yapmak istediğimiz şeyin nedenine, niçinine sahipsek bu bilinç bizi finiş noktasına götürür. Hayatta ilham anları vardır. O anlar kulağınıza " Hadi şunu yapabilirsin " der. Bu anlar boşuna değildir. İçinizdeki sesi dinleyin ve hayaliniz için mücadele edin. Şunu unutmayın: Disiplinin vereceği acı, pişmanlığın getireceği acıdan daha azdır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder