Otobüsü beklediğin durakta ve şimdiye kadar ki yolculuğunda yanında değildim belki. Ama sana söz ineceğin durakta karşında olacağım. Beni gözlerimde ki solgun yeşil hüzünden ve kızarmış yanaklarımdan tanıyacaksın. Utangaç suratımla sana gül'ümseyeceğim. Evet utangaçım. Tanrı'nın verdiği hayata, sağlığa, afiyete ve en çok da aşkı yarattığı için hayata karşı mahçup ve utangaçım. O yüzden kendimi bildim bileli kırmızı gül yapraklı yanaklıyım. Bu gül, yeşil bakışlarımdan gövdeleniyor belkide. Göz yaşlarım suladı onu. Bilinmez bir maceraya başlıyorum. Kalbimin kırılmasını göze aldım çünkü sen buna değersin... Cebimde iskambil kartları, kalbimde bahar mısraları. Belki bir ağacın gölgesine oturur iskambillerden bir ev yaparız. Evimiz olur. Biraz delilik kötü değildir. Sahi akıl sizin neyiniz olur? Şimdiye kadar efendiniz olmuşsa kötü. Onu bir süreliğine kaybetme nedeni yalnız kalıp kaçan aklın aklını başına devşirmesi için bir fırsattır belki de... insan aklın değil, akıl insanın hizmetkarı olmalı. Yahu ben bir kaç cümledir ne saçmalıyorum gene? Sisli cümlelerin içinden belki sizi göremedim ama kokunuzu aldım. Kokunuz: derin, duygulu ve sevgiden. Neyse ben daha fazla oyalanmayım. Otobüs durağına sizi karşılamaya gidiyorum.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder