Para kazanmak, itibar kazanmak, başarı kazanmak, bir kadının kalbini kazanmak... Ben uzun süre önce kazanmak eylemini bıraktım. Çünkü kazandın mı harcaman gerekir. Artık kendimden harcayamayacağım kadar yorgunum. Son tatilime 2014 yılında gitmişim. İhtiyacım yok zaten her günüm tatil gibi. Soğuk bir mart öğleden sonrası dere kenarında ki masada oturuyorum. Gökyüzünde martılar süzülüyor, Yalova deresi akıp Marmaraya kavuşuyor, Türk kahvesi ağzımda buruk bir tat bırakıyor. Derken sarı tüylü sarman bir kedi geliyor. İnce sesiyle miyavlıyor. " Senin adın Oralet Kazım olsun " diyorum.Tostumun içindeki sucukları çıkarıp elimle Oralet Kazım'ı besliyorum. Karnı doyunca oyuna gidiyor. Bir sigara yakıyorum ve kendime
" Şu kedi kadar bile olamadın " diyorum. Bende açtım. Sevgiye açtım mesela. İlgiye açtım mesela. Ama kimseden bir talebim olmadı şu hayatta. Tokat yediğimde sustum. Zehrimi yayınlanmamış ve belki de asla yayınlanmayacak romanlarımın içine kustum. Allah'a şöyle yakardım: Rabbim senin kulların çoktur ama benim bir tane rabbim var. Beni senden başkasına muhtaç etme.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder