Evreni olduğu gibi algılamıyor çoğu insan. Hayatı tüm yönleriyle ele almaktan, yin yang sembolünde olduğu gibi iyinin içinde ki kötüyü, kötünün içindeki iyiyi görmekten bahsediyorum. Hakikatin önünde ki en büyük engel yine hakikati deneyimlememizi sağlayan algılarımız ve aklımızın yaptığı yorumlar. Bedenimiz hem şansımız hem lanetimiz. Bilişsel filtre denen bir kavram var. Beyin dünyayı olduğu gibi algılamaz. Algıladığı bilgileri geçmiş deneyimlere, inançlara ve beklentilere göre yorumlar. Yani aslında gerçeği değil, gerçekliğin zihnimize geçmiş halini yaşıyoruz. İnsanların hayatta herkes ve herşey hakkında yargıya varma gibi bir hastalığı var. Ama çoğu zaman varılan yargılar sağlıklı olmuyor. İyi dediklerimiz kötü çıkınca hayal kırıklığı yaşanıyor, kötü dediklerimiz iyi çıkınca haksızlık yapmış oluyoruz. Hayatı sınırlı algılarımızla yargılamak bizim işimiz değil. Bizim işimiz zorluklara sabır göstermek, güzelliklere şükür etmek. Kimsenin dedikodusunu yapmamak. Mutluluk içimizdeki yargıcı öldürdüğümüz gün başlar.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder