6 Haziran 2026 Cumartesi

Radio

 Dün akşam harika bir film seyrettim. Olay 1976 da Kaliforniya'nın bir kasabasında geçiyor. Zihinsel özürlü insanlarla iletişim kurmayan siyah bir genç ( Oscarlı Cuba Gooding Jr ) günlerini market arabasını ve içindeki ıvırzıvırı itekleyip kasabanın sokaklarında gezerek geçiriyor. Birgün lisenin futbol koçunun ( Ed Harris ) dikkatini çekiyor. Koç " Yarın antremana gel sana iş veririz " diyor ve o günden sonra hem özürlü gencin hem tüm kasabanın kaderi değişiyor. Radyoları karıştırmayı sevdiği için ona Radio adını takıyorlar. Radio kısa sürede lise takımının maskotu ve önemli bir parçası oluyor. Başlarda ürkek olan ve hiç konuşmayan Radio insanlarla diyalog kurmaya başlıyor ve durumunda müthiş bir düzelme görülüyor ve tüm kasabanın ona olan bakışı değişiyor. Acaba kaçımız Koçun yaptığını yapardık? Yoksa " Aman bırak şu deliyi, bana bulaşmasın" diyip başımızı çevirip gider miydik. Hayatta akrabalarımızı seçemiyoruz ama dostlarımızı seçebiliyoruz. Hayat Tanrının en büyük eseri. Yaratırken cömert davranmış ve tabloyu tamamlamamış. Cömertliği şuradan kaynaklanıyor. En büyük eserini tamamlama görevini insana vermiş. Çevremizde yarım kalan hayatlar, eksik hikayeler bazen bizim imtihanımız oluyor filmdeki Radio ve Koçun hikayesinde olduğu gibi tabi eğer anlayabilirsek. 2003 yapımı gerçek bir hikayeden uyarlanmış Radio filmini muhakkak izlemelisiniz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder