Jack London yirminci yüzyılda Amerikan Edebiyatının kabul görmüş en önemli yazarlarının başında geliyor. Martin Eden adlı romanını okudum. Tipik bir zengin burjuva kızla, fakir işçi oğlan aşkını işliyor. Martin Eden adında bir gencin; bir davette tesadüf eseri karşılaştığı Ruth adlı hanımefendiye duyduğu aşk nedeniyle, mensubu olduğu işçi sınıfından burjuva sınıfına yükselmek ve sevdiği kızın gönlünü kazanmak için gösterdiği çabayı ve karakter, tavır, uslup inşasını anlatıyor. Çok satan bir yazar olmayı kafasına koyan Martin bunun sağlayacağı saygınlık ve zenginlikle yanık olduğu bayan Ruth'un gönlünü feth etmeyi düşünüyor. Bu uğurda yoksulluk ve açlık çekiyor ama sonunda tanınmış bir yazar olmayı başarıyor. Ünlü olmadan önce kitapları editörler tarafından reddedilen ve meteliğe kurşun attığı dönemlerde Martin, sevdiği kadının ailesi ve çevresi tarafından " küçük " görülürken aslında yazar karakter üzerinden Amerikan toplumunda sınıflar arasında ki uçurumu, burjuva ve işçi sınıfı arasında ki sürtüşmelerin güzel bir tahlilini yapıyor. Martin gibi eğitimsiz, işçi sınıfından bir gencin çok çalışıp inanarak bir kaç yıl içinde edebiyat dünyasının en ünlü yazarlarından biri olma süreci anlatılırken tipik bir " Amerikan Rüyası " yani sıfırdan zirveye hikayesi aktarılıyor. Ünlü olmadan önce sayısız kez yatağa aç giren Martin, ünlü bir yazar olduktan sonra herkes tarafından yemeğe davet edilirken yazar burada statü ve servetin Amerikan toplumu üzerinde ki önemine dikkat çekiyor. Karakterlerin diyaloglarında döneme damga vuran sosyal ve ideolojik konuları hakkında da bilgi veriliyor. Martin eden her şeyi elde etmek içinde bir bedel ödüyor ve trajik bir sona sürükleniyor. Jack London'ın aşk, dram, sosyoloji türünde ki Martin Eden romanı güzel bir çalışma olmuş. Herkese tavsiye ederim.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder