Dün akşam oynanan Çekya-Güney Afrika maçını Tori Penso, Brooke Mayo, Kathryn Nesbitt hakem triosu yönetti ve dünya kupası tarihinde ilk kez bir kadın hakem üçlüsü maç yönetmiş oldu. Orta hakem Tori Penso'nun kondisyonu iyiydi ve pozisyonları yakından takip etti. Kritik ve doğru bir penaltı kararı verdi ve oyuncular arasında yaşanan bir tartışmada otoritesini gösterdi. Dünya kupasında başlama vuruşlarından önce skorbordlarda 10,9,8... diye geri sayım yapılırken taraftarlarda hep bir ağızdan geri sayıma eşlik ediyor ve geri sayım bitince oyun başlıyor. Dün akşam ikinci yarının başlaması için geri sayım yapıldı, binlerce kişi five, four, three, two, one diye haykırdı ama oyun başlamadı. Herkes şaşırdı. Kamera kadın hakem Tori Penso'yu yakın plan aldı. Tori Penso kolunu havaya kaldırmış elinde ki düdüğü gösteriyor ve kıs kıs gülüyordu " Maçı ancak ben başlatırım " diye. Sonra düdüğü çaldı ve ikinci yarı başladı. Bu espri bile stadyumda ki binlerce taraftarı ve ekran karşısında ki milyonları bir anlığına tebessüm ettirdi. Bir işe kadın eli değince farklı oluyor. Kadınların empati yapma gücü, krizler karşısında soğuk kanlı kalma yeteneği ve duygusal zekaları başka bir seviyede. Kültürlü, çalışıp kendi ayakları üzerinde duran annelere ihtiyacımız var. Çünkü o anneler yarının toplumunu ve liderlerini yetiştirecekler. Bundan 100 yıl önce Atatürk bunu görmüş ve Türk kadınına dünyadaki pek çok ülkeden önce seçme-seçilme hakkını armağan etmiş ve şu cümleyi kurmuş: " Ey kahraman Türk kadını. Sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üstünde göklere yükselmeye lâyıksın " Peki 100 yıl sonra geldiğimiz nokta ne? " Kadın dediğin edepsiz, edepsiz kahkaha atmaz " " Çocuk doğurmayan kadın yarımdır " " Çürük, sürtük " diye Türk kadınına hitap eden kafa yönetiyor ülkeyi. Yazık...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder