26 Haziran 2026 Cuma

Çorap

 Tanrı mesajını insanlığa kutsal kitaplar ve peygamberler aracılığıyla iletmiş. Ama bazen öyle olaylar yaşıyorum ki Tanrı'nın kuluyla evrende yarattığı muhteşem ahenk, tevafuklar ve işaretler vasıtasıyla da konuştuğunu düşünüyorum. Size son iki günde başıma gelen iki olaydan bahsetmek istiyorum. Çarşamba günü öğlen yemek yemek için evden çıktım. Merdivenleri inerken aklıma birden ölüm ve öleceğim ve öldükten sonra romanlarımdan birinin sinemaya çekileceği ve filmin sonunda " Salih Onur Savaş'ın anısına " mesajının beyaz perdede izleyiciye gösterileceği fikri geldi. Aklıma birden bire gelen bu düşünceyle 3 kat merdiveni indim ve sokak kapısından dışarı çıktım. Evin önünde hiç tanımadığım biri karşıma çıktı ve bana " Abi bu apartmanda bir ölü varmış " dedi. " Olsa haberim olurdu " dedim. Bana " Burası 8 numaralı bina değil mi bana cenazenin burada olduğunu söylediler " dedi. Evin önünde şoför kapısı açık beyaz bir minibüs duruyordu. Genç herhalde cenazeyi alıp götürecekti. Elinde ki adrese bakınca ona: Yanlış sokağa geldiğini, karşı sokağa geçmesi gerektiğini söyledim. İkinci ilginç olayı dün vakit akşama yaklaşırken yaşadım. Hergün ikindi ile akşam arasındaki zamanı dere kenarına oturup, kahvemi içerken ve müzik dinlerken geçirmeyi seviyorum. Akşam ezanına yakın bir vakitte kendi kendime " Keşke ayağıma çorap giyseydim, bu akşam namazı camide kılardım " diye düşündüm. ( Hava sıcak olduğu için çorap giymemiştim ve caminin girişinde " Lütfen camiye çorapsız girmeyin " diye bir uyarı notu var. Hijyen için herhalde ) 5 dakika geçti geçmedi dere kenarımda ki masama mahçup ifadeler takınmış bir hanım efendi geldi. Çekingen ve kısık bir sesle " Evlatlarımın rızkı için çorap satıyorum. Yardımcı olmak ister misiniz? " dedi ve çantasından bir çift çorap çıkardı. " Tabi hanımefendi " dedim ve parayı uzatıp çorabı aldım. Mahçup mahçup baktı ve " Helal edin " dedi." Helal olsun " dedim. Kafeden kalktım ve doğru camiye koştum. Abdestimi aldım yeni çorapları giydim ve içimde müthiş bir coşku ve sevinçle namaza durdum. Size bahsettiğim bu tarz olaylar çoğumuzun başına geliyor ama bazen farkına varamıyoruz bazen hayatın koşuşturması içinde önemsemiyoruz. Ama Tanrı bizimle her an her yerde sürekli konuşuyor. Bazen evrende yarattığı ahenkle, bazen karşımıza çıkardığı insanlarla, bazen de işaretlerle. Tanrı'yı unutmayın çünkü o sizi unutmuyor. Her zaman dediğim gibi:

Aşk din,

Mutluluk ibadet,

Sevgi ise Tanrı'dır...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder