20 Eylül 2026 Pazar

Yol ve Yolcu

 Zaman yol, hayat yolcu mudur? Varacağımız yerin belirleyeni olan kader insanın en büyük kumarı mıdır? Peki hani Tanrı katında kumar haramdı? Şükretmek bu ilahi kumarı meşru hale getirmek için mi icat edilmiştir? Başkasının cennetini yaşayan insanın ihtirasını dizginlemek, başkasının cehennemini yaşayan bir başka insanın isyanını yatıştırmak için belki de... Varılan yer mi önemlidir yoksa yapılan yolculuğun bize kattıkları mı daha önemlidir? Gün gelip hayattan " çıkmak " üzere dururken öteye, sadece yolculuklarımızın bize kattıklarını yanımızda götürmemize izin verileceğini düşünüyorum. Girdiğimiz en yüksek puanlı okul, girdiğimiz en pahalı restoran, girdiğimiz en havalı kafe, kodamanların içinde bulunduğu girdiğimiz en sosyetik ortam bize sorulmayacak. Girdiğimiz kalpler bize sorulacak. Başkasının kalbini bıraktım. Sen kendi kalbine girebildin mi? Kendini tanıyabildin mi? Yüksek manevi heybetine kıyasla kalp dediğimiz şey ufacık yumruğumuz kadar bir şey. Oraya girebilmek için kibrimizden, egomuzdan yani nefsimizin cüssesinden sıyrılmamız gerekiyor. Şairin dediği gibi: " Yol bir yere gitmiyor. Giden yolcudur "


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder