11 Eylül 2026 Cuma

İsmail Kartal

 Fenerbahçe 18 yıl sonra çıktığı şampiyonlar ligi arenasında İtalyan ekibi Roma karşısında iyi bir performans gösterdi ve sahadan 1-1 beraberlikle ayrıldı. Maçı kazanması gereken bir takım varsa o Fenerbahçe'ydi. Ben başka bir şeye takıldım. Maçın sonuna doğru Fenerin teknik direktörü İsmail Kartal'a tribünlerden tepki olarak bir su şişesi atıldı. Atılan sadece plastik bir su şişesi olsa yanmayacağım. Yahu sezon başladığından beri İsmail Kartal sosyal medyada linç ediliyor. Ben kendisine haksızlık yapıldığına inanıyorum. Bu İsmail Hoca değil miki bir kaç sezon önce rakibi Galatadaray'ı Ali Samiyen'de yenen şampiyonluk şansını ligin son haftasına kadar sürdüren ve çalıştırdığı Fener 99 puan toplamasına rağmen rakibi o yıl " çok iyi " olduğu için bir maçla şampiyonluğu kaçıran. O İsmail Hoca değil miki Fenere çağdaş ve iyi futbol oynatan. Bu kadar eleştiri bu kadar linç niye? İsmail Kartal'a sabredilmesi için adının Isaac Carter yada İsmailovic Cartalovsky olup illa yabancı bir teknik direktör mü olması gerekiyor? Bu kadar yabancı hayranlığı niye, niye? Bursa'da yaşarken kurulan mahalle pazarında " Atlet 10 bin, don 10 bin. Bu mallar evrupadan " diye pazarcıların attığı naralar şimdi aklıma geldi. Teknik direktörler evrupadan olunca daha matah bir şey mi oluyor? Onları da gördük. Real Madrid ile şampiyonlar ligi, İspanya milli takımıyla dünya kupası kazanan Del Bosque Beşiktaş'tan 6 ayda kovulmadı mı? Dünya markası Jose Mourinho üst üste 2 yıl ön elemelerde tökezleyip Fenerbahçe'yi şampiyonlar ligine sokamadı ve sonunda kovulmadı mı? Yeter ya! Nedir bu yabancı hayranlığı? Kendi insanımıza kendi değerlerimize sahip çıkalım. 1996 da Galatasaray Ali Samiyen'de Fenerden 4 yiyince dönemin Galatasaray başkanı Faruk Süren teknik direktör Fatih Terim'in istifasını reddetmeyip ona güvenmese bugün Fatih Terim, UEFA şampiyonluğu yada milli takımın dünya üçüncülüğü olur muydu? Biraz durup düşünelim.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder