Albert Camus 1957 Nobel Edebiyat Ödülünü kazanmış Fransız yazar. Veba adlı romanını okudum ve tarzını çok sevdim. Veba salgınının düzeni, her şeyi yok ettiği karantina altında bir şehir. Umutsuzluğa alışan ve bunun umutsuz kalmaktan daha kötü olduğu gerçeğiyle yüzleşen bir halk. Tüm bu kıyametin içinde görevini yapmaya çalışan doktor Rieux'ün çabaları. Karşısına şu ana kadar kötülük yapma fırsatı geçmemiş insanın içinde uyyuyan şeytanın kaosla işbirliği yapması ve cehenneme dönen bir şehir. Dostlarını, komşularını kaybeden insanların acaba sıra bize gelecekmi korkusuyla Azrail'le oynadıkları Rus ruleti. Vebanın hüküm sürdüğü şehirde sevgililerinden ayrı kalan insanlar. Albert Camus'un bu kitabında vebanın yol açtığı kitlesek bir buhranın ve şehirde kaosun yaşanması, bana başka bir Nobel Ödüllü yazar Saramago'nun kült eseri Körlük kitabından aldığım tadı verdi. Camus'un anlatım dili çok sade. Tıpkı dikensiz bir gülü koklamak gibi. Kitaba başlıyorsunuz ve sayfalar akıp gidiyor. Burada veba konusunu yazmış Nobel Ödüllü 2 yazarın karşılaştırmasını yapmak istiyorum. Yazının konusu olan Camus'un Veba'sı ve Orhan Pamuk'un Veba Geceleri. 2 kitap da çok güzel okumanızı tavsiye ediyorum lakin Camus'un Veba kitabında ki anlatımı; Pamuk'un Veba Geceleri'ne göre daha " soyut " ve felsefi kalmış. Pamuk'un eserinde okur olarak hikayenin içine daha çok giriyorsunuz ve karakterlerle mekanları gözünüzde daha çok canlandırıyorsuz. Haftanın son günündeyiz ve hafta sonu bir kitapçıya uğrarsanız bu yazımda adı geçen Saramago'dan Körlük, Pamuk'tan Veba Geceleri ve Camus'dan Veba romanları okumak için iyi bir alternatif olabilir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder