Uzunluğu daha çocuk yaşlarda kıyas yaparız. Benim boyum daha uzun, hocanın sorduğu soruya sınav kağıdında cevabını uzun yazdım. Sonra üniversite iş yılları başlar: Benim cv im daha uzun, filanca firmada ki kariyerim seninkinden daha uzun. Derken iş aile kurmaya gelir: çok uzun süredir birbirimizi tanıyoruz, derdin ne benimle neden uzun konuşmuyorsun, filancalar uzun süredir evli gibi... Uzunluğu başarı kıyası yaptığımız hayatta derinliğin anlamını biraz gözden kaçırıyormuşuz gibi geliyor bana. Tanışma yüzeyseldir ama tanıma derinlik gerektirir. Bilmek sonuçtur ama anlamak karşındakinin tüm hikayesine şahit olmaktır, o kişinin derinine inebilmektir. Sevgi hayattaki en temel duygudur. Sevmek ruhun derinlerinde başlar. Yokluğunda hiç bir şey yeteri kadar değerli değildir. Buna seks de dahil. Toplumsal açıdan bakacak olursak: zenginlik ve refah bakımından bir toplum diğerine göre uzun boylu olabilir ama; ahlak ve kültür derinlikle ilgili bir olaydır. Öyle ki Türk Milleti " Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış şaşarım! " felsefesiyle kurtuluş savaşını Atatürk önderliğinde kazanıp işgalci kuvvetleri denize dökerken bunu başarmak için gerekli kuvveti derininde bir karakter halini almış bağımsızlık duygusundan almıştır. Vel hasıl kelam: hayatın uzunluğu değil derinliği önemlidir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder