19 Nisan 2026 Pazar

Aşk

 Birine ihtiyaç duymayı aşk ile karıştırıyoruz. Karşımızdakini kullanmak, yönlendirmek, kontrol etmek içimizde çözemediğimiz boşluk duygusuna pansuman yapmaya çalışmaktır ve karşımızdaki kişiye ve aşka yapılan büyük haksızlıktır ama sevmek asla değildir. Sahici bir aşk içinizdeki en iyi versiyonunuzu ortaya çıkarır. Onun için komik olursunuz, onun için romantik olursunuz, onun için güçlü olursunuz. Dünya değişir, toz pembe olur. Aslında değişen dünya değil sizsinizdir. Nazım Hikmet: sevmek için yürek, sürdürmek için emek gerek, demiş. Ben de şöyle bir ekleme yapayım: Aşk kapısından bir kere içine girince sonsuza kadar içinde kalmanıza müsaade edilecek altın kubbeli bir saray değildir. Tahta bir salın üzerinde sürekli kürek çekmektir. Kendini adamaktır. Birlikte gülmek, birlikte ağlamaktır. Ayağınızın altındaki hayat zemini sarsılsa bile o'nunla birlikte dengede kalabilmektir. Sınanmamış aşk, aşk değildir. O yüzden aşkın içinde acı da olacaktır. Mesafenin, özlemin, engelin getirdiği ve aşkınızı kutsayan acılar... Mevlana der ki: 

Aşk;

Topuklarından etine kadar,

işlemiş bir nasırdır,

ya canın acıya acıya,

adım atacaksın,

ya da canını acıta acıta,

söküp atacaksın.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder