18 Ağustos 2026 Salı

Yaren

 Karanlığımı inkar edemem çünkü köklerim orada. 

Sen acım,

Sen acım,

Sen acım,

Çatlayıp filizlenirken karanlıkta duyduğum acım...

En çok seni severim ben. Ondandır senin kenarını yurt tutmuşluğum. Tatlı ve kör bir uykudan uyanışım ve yeni doğan bir bebek gibi haykırışlarım. Dile gelmeyen fedarkarlıklarla köklendin. Kara toprağın kalbine mesken edindin. Bu kara toprak. Bu hüzünlü kara toprak... Hangi duyguların ve umutların kabri. Bugünü dünlere çevirmiş sayısız nice hatıraların Azraili...  Tanrı'ya kafa tutan, yürekleri cayır cayır yakacak olan Adem'in Azazil'i. Seninle zaman patikalarında koşamam ama yorulduğunda sırtını bana dayayıp dallarımın gölgeliğinde soluklanabilirsin. Eğer hain çocuklar koparmamışsa dalımdaki meyvalarımı okuyabilirsin. Hani her yıl yalnız balıkçıyı ziyaret eden Yaren leylek gibi olabilirsin. Sen gökte ben yerde. Tebessümün şifadır yaşadığım her derde. Hani insan bazen severde: yeniden dirilir defalarca ölse bile. Gözlerin zaten kalbimde. Yapamam sana hiç bir hile. Şevkatinle nura dönüşür karanlıklardaki çile. Kader ayrılık da yazsa; Yine seni severim bile bile...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder