Hayat yürünecek bir yol. Bazen fırtınalı, bazen baharlı yürüyorsunuz. Bazen köylerden bazen ıssız patikalardan geçiyorsunuz. Etrafınızın kalabalık olduğu da oluyor ama adımlarınız genelde ıssız oluyor. Toprağa vuran ökçelerinizin sesini duyuyorsunuz. Tak tak tak... Bunlar kendi iç sesinize karışıyor. Sonra hiç beklemediğiniz anda hayatınıza yoldaşlar katılıyor. Yol-daş. Arkanızı kollayan arka-daş, annenizi doğurduğu karın-daş ( kardaş ) gibi birşey bu yoldaş. Onlar kadar kıymetli bu yoldaş. Kimsenin bakmaya açmaya cesaret edemediği kuytularınızı biliyor, sizi anlıyor ve yanınızda duruyor. Şu dünyada en önemli şey anlaşılmak. Anlaşılmak aslında karşındakiyle imzaların yürekte atıldığı bir anlaşma hali. Arada coğrafya ve yaş anlamında mesafe olsa da benim yoldaşım bugünlerde beni ihmal etmiyor. Hergün pencereme minik tatlı bir kuş olarak geliyor ve kendine has lisanıyla cikirdiyor. Onu dinlemesi o kadar tatlı ki. O o kadar tatlı ki... Yemin ederim o tatlı minik kuşun ne dediğini anlayabiliyorum. İyi ki hayatıma katıldın yoldaş. Muhabbetimiz daim olsun!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder