Kendimizi birbirinin aynı olup geçen tekdüze günlerin dümdüz giden çizgisine saklamışız. Şaşırmaktan, sürprizler yaşamaktan korkmuşuz ve rutini konfor sanmışız. Okuduğunuz kitabın birinci sayfasından sonra kalan sayfalarda karşılaşacağınız cümlelerin kitabın sonuna kadar ilk sayfadan copy-paste yapılmış olmasını ister miydiniz? Hemen kitapçıya gider " paramı iade et" derdiniz. O halde neden hayatınızı defolu bir kitap gibi yaşıyorsunuz? Yaşam monitöründeki zik zaklar asıl hayat belirtisidir. Keşfetmeli insan. Yeni yerleri, yeni insanları, yeni duyguları keşfetmeli. Bazen okuyarak, bazen izleyerek, bazense deneyimleyerek. İyiyi olduğu kadar kötüyü de anlamalı insan. Böylece hayatındaki iyilere hakettiği gerçek değeri biçebilir. Çünkü bir şey zıttıyla varolur. Hayat amiral battı oyunu gibi. Hamle yapıyorsunuz ve göremediğiniz gemilerin yerini tesbit ediyorsunuz. Ne kadar çok deneme yaparsanız gemilerin yerini keşfetme ihtimaliniz artıyor. O yüzden hayatta hep hamle yapmalı, hareket etmeli insan. Böylece hayatın haritasını çıkartabilirsiniz. Elinizde harita varsa istediğiniz yere ancak o zaman varırsınız. O harita ile aslında kendinize varacaksınız. Kendine bir sefer varan, her yere varmış demektir. Çünkü dış alem cismimizin gölgesi. Bu gölgeleri tanıdıkça iç aleminin neye benzediğini çıkarır insan. O yüzden hep keşifte ve harekette olalım. Herakleitos bakın ne güzel demiş: Gerçek yorgunluk aynı durumun sürekliliğidir, gerçek dinlenme ise değişmedir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder