Tuz gibi olmalı insan. Böylece sizi gereğinden fazla kullanamazlar. Kendini korumayı bilmeli: Yok kazadan, beladan bahsetmiyorum. Onlardan ancak Allah korur. Hepimiz sosyal canlılarız. Hayatımıza sürekli insanlar girip çıkıyor işte yada çevrede. Transilvanya'da ki şatosunda ikamet eden Kont Dracula'nın müritlerinden olan vampirler geziyor ortalıkta. Bunlar bazen iş ortamında bazen sosyal hayatınızda peydah oluyor. O vampirler çok sinsi...Önce sizi denemeye alıyor. Ufak ufak sömürmeye başlıyor. Ardından çaktırmadan dozajı arttırıyor ve bir gün tükendiğinizi anladığınızda çok geç oluyor. O yüzden hayır diyebilmeli insan. Hayırda da bir hayır vardır. Karşımdaki kırılmasın derseniz bir gün paramparça olmuş kendi parçalarınızı toplamaya çalışırsınız. Ha bir de kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez deyip, ikbali yada çıkarı için kendini sömürten tipler var. Bunlar vampirlerden de beter. Hayat pusulasını kaybetmiş, köprüyü geçene kadar ayıya dayı, diyen tipler. Vampirler hiç değilse kan içiyor, bu tufeyliler ise şuursuzca ortalıkta dolaşıp canlı canlı insan eti yiyiyor. Hollywood bunların dizisini bile yaptı. Bunlar walking dead. Yani yürüyen ölü. Siz siz olun zombilerden uzak durun.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder