9 Şubat 2026 Pazartesi

Model Aynı

 Yazılarımın etki alanını tam olarak kestiremiyorum ama bu paylaşımımda okur-yazar bir kişi olarak vatandaşlık görevimi yerine getirmek istiyorum. Biliyorsunuz İran-ABD-İsrail arasında sonu savaşa varabilecek bir gerilim yaşanıyor. Savaş " Ha çıktı, ha çıkacak " diye hepimiz diken üstündeyiz. Hatta İsrail başkanı Netenyahu apar topar ABD'ye gidiyor Trump'ı İran'a saldırmaya ikna etmek için. Şimdi size 3 yıl önce 14 kasım 2023 tarihinde blogumda yazdığım yazıdan bir kesit sunuyorum.

"...Suriyeliler ve Afganlar. Meziyetsiz ne idüğü belirsiz bir grup ile ülkemiz işgal ediliyor... Tehlikenin farkında mısınız? Bugün 13 milyon olan mülteci sayısı yeni doğumlarla birlikte 20 yıl içinde 25 milyona çıkacak. Demografik yapımız değişecek. Kültürel tartışmalar çıkacak. Ülkemize sızacak ajanlar belki Türk kızlarını öldürüp, tecavüz edecekler ve suçu Suriyelilere atacaklar. Milliyetci kesim galeyana gelecek ve kan dökükecek. Bu durum iki yüzlü batı basınında Türkler araplara soykırımda bulunuyor diye haber yapılacak. Ve ABD Suriyelileri kurtarmak için Türkiye'ye müdehalede bulunacak. Talibandan kaçan ve ülkemize Afgan mülteciymiş gibi sızan CIA dan maaş alan Afganlar ve Suriyeli çeteler silahlı isyan çıkaracaklar. Güneydoğumuzda devlet oluşumunu tamamlamış PKK lı milisler aynı anda saldıracak. Aynı anda ABD işgaline, arap iç isyanına ve PKK saldırısına karşı koyamayan ülkemiz sonunda bölünecek. Ben böyle bir kıyamet senaryosu düşündüm. Bunu geçen yaz da yazmıştım. Acaba devletimiz bunları düşünüyor mu? " 

Bugün ABD'nin, İran hükümetinin muhalifleri öldürmesini bahane ederek İran'a askeri müdahalede bulunma noktasına gelmesiyle benim 3 yıl önce kaleme aldığım Türkiye'de mültecilerden doğabilecek bölünme ve savaş senaryosundaki benzerlikleri görebiliyor musunuz? Ülkemizde 20 yıl sonra patlaması ayarlanmış bir mülteci bombası yerleştirilmiş durumda. Çok dikkatli olmalıyız.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder