Dün ikindi vaktinde kahve içip dostlarla sohbet ediyordum. Birden bire arkamda erkek arkadaşıyla oturan tesettürlü genç bir hanımefendi ötedeki bir masaya " Öpüşemezsin, burada öpüşemezsinnn! " diye bağırmaya başladı. Çay bahçesinde ortalık birbirine girdi. Hanımefendinin bağırdığı ve anladığım kadarıyla ( çünkü onlara arkam dönüktü ) kız arkadaşını öpen delikanlı masadan ayaklandı etrafın uyarısıyla sakinleşti ve olay büyümeden kapandı. Kendi kendime düşündüm. İki genç aşığın masum bir öpücüğüne bu kadar tepki göstermek niye? Ahlak konusunda toplum olarak gösterdiğimiz bu biçimsel hassasiyeti esas ahlaksızlık olan yolsuzluklara da gösterebiliyor muyuz? Mesela fon krizi. Adı fon soruşturmasında geçen ve bu nedenle AKP Genel Başkan Yardımcılığı görevinden istifa eden Fatma Betül Sayan Kaya'nın eşiyle beraber fonlara 163 milyon 46 bin TL yatırdığı ve yaptıkları satışlar sonucunda 2 milyar 170 milyon TL çektiği YENİ PARTİ tarafından gündeme getirildi. Peki Fatma Hanımın ve eşinin 5 ay gibi kısa sürede " kazandığı " 2 milyar 170 milyon TL ne kadar sürede kazanılır?
Sayıyorum:
1-En düşük emekli: 7678 yıl
2-Asgari ücret: 6441 yıl
3-Ortalama memur: 2575 yıl
4-Öğretmen: 1962 yıl
5-Profesör: 1180 yıl
6-Uzman doktor: 1059 yıl
( Bilgiler ZAFER PARTİSİNDEN )
Siz bu rakamları düşüne durun ben başka bir şey anlatayım. Yunus Emre. Allah dostu büyük Türk düşünürü. Yunus Emre hayatı boyunca maddi menfaati reddetmiş dünyadan kaçmış bir muhterem. Biz kalktık Yunus Emre'nin resmini 200 liralık banknotun arkasına koyduk. Adama hakaret gibi... Fıkra bu kadar.
E ne diyelim. Fatma hanım fonuna koymuş ve kazanmış. Fatmaya milyarlık fon, vatandaşın poposunda yırtık don. Devletimiz sağ olsun her yıl vatandaşın zamına koyuyor ama maaşlarındaki bu artış memura ve emekliye hayat pahalılığı karşısında yetmiyor. Zamına koyunca yetmiyor. Belki de fonuna koymak lazım. Keşke biri çıksa da benim de fonuma koysa...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder