7 Ekim 2026 Çarşamba

Tanrı'nın Jesti

 Geçen cuma camide namaz öncesi yerde oturmuş dua ederken bir el başımı okşadı. O an ki kadrajımda başımı okşayan elin sahibinin bacaklarını gördüm. Başımı yukarı kaldırınca tanıdık bir yüz bana tebessüm ediyordu. Eski patronum Hasan Bey'di. Bende ona tebessüm ettim ve kendisi ön saflara doğru yürüdü. Yanlarında çalıştığım 6 yıl boyunca bir işveren olarak bana bir sefer bile sertlik içeren tavır veya söz sergilememiş hadi bunları geçtim yüzünde bir kez olsun kötümser bir imaya bile rastlamadığım harika insanlardı eski patronlarım. Onların yanında " aileden biri " gibi hissederdim hep. İyi yıllar geçirdim onlarla birlikte. İşte başımın okşandığı o bir kaç saniyede bu güzel duyguları yoğun bir şekilde hissettim. Yollarınız ayrıldıktan sonra insanlar tarafından nasıl hatırlanacağınız çok önemli. Bazen ihtiyacınız olmayan ama size ihtiyacı olabilecek birine vereceğiniz bir selam yada küçük bir yakınlık da çok önemli olabilir. Farklılık yaratmalı insan. Tavrıyla, sözüyle, tebessümüyle. Allah o kadar mahlukat varken Adem'i boşuna kendisine halife yapmamıştır şu kainata. İhtiyacı olmadığı halde sonsuz cömertliğinin tezahürü olan şu muhteşem hayat ve içinde yaşayan bizler bu Tanrısal jesti örnek almalıyız nefes aldığımız müddetçe.  Öfke ateştir. Aksi olsaydı fidanlar yağmur yerine ateşle büyürdü. Hırs mı? Hırs ağaçları asla büyütmez. Hırs sele neden olan şiddetli bir yağmur gibidir ve ağaçları kökünden söküp önüne katıp götürür. Biz öfkeden ve hırstan uzak duracağız. Bağışlayıcı, adil, cömert ve saf olacağız.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder