12 Mayıs 2026 Salı

Lego-Man

 Hayatın içinde kırılgan varlıklarız. Ama tabiatımıza aykırı yaşıyoruz. Bir sefer aşk acısı çektik mi, bir sefer bir işte çuvalladık mı, bir sefer toplumda küçük düştük mü benzeri bir durum vuku bulduğundan hemen kendimizi " onarmaya " çalışıyoruz. Oysa ki insan dediğin lego gibi bir şey aslında. Hayat bizi legodan bir araba yapmışsa demek ki gitmemiz gereken bir yol var. Yolda bir kaza yapıp lego arabamız parçalarına ayrıldıysa belki de hayat bizim parçalarımızdan legodan bir ev olmamızı istiyordur. Belki de fazla hızlı gitmiş bazı konuları gözden kaçırdığımız için hayat bizim bir ev gibi bir süre yerimizde, temelimizde durup düşünmemizi olup biteni dingin kafayla değerlendirmemizi istiyordur. Hayat aslında insanın kendini baştan yaratmasını istiyor. Hayat bir dönüşüm sanatı. Kendimden örnek vermek istiyorum. Bir dönem okul, otel, konut projeleri yapan bir mühendis, maratonlar koşan bir atlettim. Sonra edebiyatçı ve yazara dönüştüm. Belki yakın gelecekte yazdığım bilimkurgu-polisiye hikayelerimi yapay zeka destekli filmlerini yapacak dijital bir artist ve film yapımcısına dönüşeceğim. Tanrı bize rengarenk lego parçalarını ve hayat dediğimiz oyun odasına bizi yerleştirmiş. Bir sefer legodan dinazorumuz bozuldu diye ömrümüzün sonuna kadar hiç bir şey yapmadan kilimin üstünde ki lego parçalarına küsüp bir daha denemekten korkabiliriz. Ya da oyunun farkına varıp o legolardan hayalimizdeki şehri inşa edebiliriz. Şunu unutma sevgili okur:Kırılman gereken yerde sürekli kendini onarmaya çalışıyorsan dönüşüm gecikir.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder