27 Mayıs 2026 Çarşamba

Kırmızı Halı

 Her sabah güneşin dolu olduğu fincana elini  çarpıp turuncu ışıkların eflatun göğe döken kişiyi merak ediyorum. Yada ağaçlarda ki serçelere her şafakta hergün aynı şarkıları söyletecek kadar kendine aşık eden "tabiatı" bir gün tanımak isterdim. Belki karşılıklı oturup birer Türk kahvesi içerken bugüne kadar konuşturduğumuz kelimelerin aksine bu sefer suskunluğumuzu konuştururduk. İşte tam o anda karşılıklı atan kalplerimizin sesini dinlerdik. Yaşamak için sebebi olan insan uyanmayı sever. Ben günün uyanmasını da seviyorum. Yaz sabahları ne güzel oluyor. Ne üşütecek kadar soğuk ne bunaltıcak kadar sıcak. Kırmızı rujun yakıştığı kaprissiz bir sevgili gibi. Balkonumun yanından akıp giden dere Marmaraya kavuşuyor. Yıllardır bu kavuşmayı izliyorum. Dere, derede ördekler, dere köprünün altından akıyor ve Marmaraya kavuşuyor. Belki bir gün bende " kavuşurum "...

Önüme serilen her kırmızı halıda yürümem. Orada Brad Pitt'ler, Angelina Joile'ler yürüsün. Çünkü artistlik değil şairlik yapıyorum. Birgün senin kalbine yürüyebilirsem bunun sevinci bana yeter. Sonsuza kadar sana serçeler gibi serenad yapmaya hazırım ey hayat! Sen yeter ki bana tutunacak bir dal ver. Bazen nükteli bir cümleyle, bazen içten bir tebessümle...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder