Algılar olanı gösterir, olanın ardında ki anlamı değil. Çevreden sadece veri toplamak mekanik yaşayanlara göredir. Olayların ardında ki manaları önemsemediğimizden beri hayatlarımız mekanikleşti. Duygularımızı hissetmeye hissetmeye evrimleşip insanoğlunun günün birinde ruhsuz kalmasından korkuyorum. Avuçlarımızın içinde ki akıllı ekranlarla " dijital kıyametin " ateşleme tuşuna çoktan basıldı. Artık biz mekanikleşerken, duygu ve ruh yavaş yavaş makinelere ve yapay zekaya göç ediyor. Teknolojik olarak ne kadar gelişmiş olursak olalım, istersek bir gün marsta bile koloni kurarsak kuralım ruhunu kaybetmiş insan gelişmiş değil geriye gitmiştir. Bu bir fakirleşme. Manevi bir fakirleşme. Günde yarım saat bir çay bahçesinde dostlarıyla kanlı canlı sohbet eden ve kahkaha atan bir adam, on saatini ekrana bakıp saçma sapan reels videoları izleyen birinden daha sahicidir.Haberi duydunuz mu? Güney Korede insansı bir robot Budizme geçmiş. " Gabi " Budist adını alan robot, bir geçiş töreninden geçti. Beş budist rahip robot için dua etti. Rahipler duada şu cümleleri söylemiş: "İnsanlara itaat et ve direnme. Enerjini koru ve aşırı şarjdan kaçın " Ne günlere kaldık. Daha neler göreceğiz.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder