Dün gece televizyonda yabancı bir film seyrediyordum. Biri kadın biri erkek iki polis bara giriyor. Kadın polis barmene siparişini vermek için yaklaşıyor ve " iki .... " diyor. Ağzından çıkan " iki " kelimesinden sonraki kısım sansürlenmiş. Artık iki içki mi diyor, iki bira mı diyor, iki viski mi diyor, orası meçhul. Çünkü sansürlenmiş. Aklıma sayın cumhurbaşkanımızın yıllar önce Fatih Altaylı ile yaptığı bir program geldi.Tayyip Bey içki içenlere ayyaş demişti. Fatih Altaylı'da " Akp seçmeni içinde de içki içenler var. Onlar da mı ayyaş? " diye sormuştu. Tayyip Bey " Onlar ayyaş değil" demişti. Bende demek ki AKP lilere içki tesir etmiyor ve eğer ben de AKP li olursam istediğim kadar içki içip sarhoş olmam, e koskoca cumhurbaşkanı yalan söyleyecek değil ya, vardır bir bildiği diyerek ertesi gün yaşadığım şehir Yalova'daki AKP il binasına gidip Ak Parti üyesi oldum. O akşam 3 bira ve üstüne bir şişe viski içtim. Viski şişesinin ortalarına geldiğimde televizyonda izlediğim Arka Sokaklar dizisinde Mesut komserden 3 tane, Hüsnü komserden 5 tane, Rıza babadan ise 17 tane görmeye başladım. Kendi kendime: ben sarhoş olmuş olamam çünkü AKP liyim, dedim ve viskinin kalanını da içtim. Midem bulandı ve salonun ortasına kustum. Bir süre kusmuğumun içindeki bulamaç haline gelmiş o akşam yediğim patates ekmek de ki patateslere ve turşuya baktım. Sonrasını hatırlamıyorum film kopmuş. Sabah uyandığımda eşofmanımda ve külodumda bir ıslaklık hissettim. Meğersem gece sarhoş olduktan sonra uyurken çişimi altıma kaçırmışım.
Çok hiddetlendim ve soluğu AKP il binasında aldım. Yolda giderken kendi kendime "Kandırıldık " dedim. AKP üyeliğimi feshettim. Tayyip Bey'in dindar nesil yetiştirmekte ki hassasiyetini anlıyorum. Artık televizyondaki en masum filmde bile barmene " iki içki " diyen kadının sesi sadece " iki .... " diye çıkıyor ve sansürleniyor. Benim sayın cumhurbaşkanına bir kaç sorum var:
Biliyorsunuz 29 Aralık 2025 tarihinde Yalova'daki IŞİD operasyonunda 3 polisimiz şehit oldu. Polislerimizi şehit eden teröristlerden birine o gün " Terör örgütü üyesi olmaktan ötürü yargılandığı davada beraat ettiğine dair " bir tebligat gitmişti. Sayın cumhurbaşkanımız bu teröriste beraat kararı veren hakimin alkollü olup olmadığını kontrol etti mi?
Başka bir soru: 6 şubat Maraş depreminde 50 bin canımız gitti. Depremden bir kaç yıl önce ruhsatsız ve kaçak binalara " İmar Barışı" adında bir uygulamayla hane başı sırf bir kaç bin lira kazanmak için ruhsat verildi ve sonucunda devletin onay verdiği o kaçak binalar depremde insanların mezarı oldu. Acaba sayın cumhurbaşkanı bu imar barışı uygulamasını getiren dönemin çevre ve şehircilik bakanı Murat Kurum'un bu kararı alırken alkollü olup olmadığını kontrol etti mi?
Bir soru daha: 2009 yılında Bülent Arınç'a suikast yapılacaktı bahanesiyle Türk Silahlı Kuvvetlerinin kozmik odasına giren FETÖ'cü savcıların ülkemizin olası bir işgal altındayken göstereceği direniş planlarını yani kuvayı milliyemizin düşman devletlerin eline geçmesiyle ciddi bir güvenlik zaafına uğramamıza neden olan kişilerin bu kararı alırken alkollü olup olmadıklarını kontrol etti mi acaba sayın cumhurbaşkanımız?
İçki çok kötü bir şey.Aman ha dikkatli olalım televizyonda oynayan filmlerde içki kelimesini sansürleyelim, viski bardaklarını mozaikleyelim. Çoluğa çocuğa kötü örnek olur sonra...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder