13 Ocak 2026 Salı

Bekle Beni

 Demokratik olmayan devletler düşünen, sorgulayan, eleştiren bireyleri sevmezler. Onları baskı ve tehditle tekellerindeki kolluk kuvvetleri ve yargı mekanizmalarındaki çarkların arasında sindirirler. Çünkü onlara göre aydın kesim sisteme tehdittir. 68 kuşağı böyle yok edilmeye çalışıldı. Bugünlere baktığımızda değişen bir şeyin olmadığını görmek herhalde 68 kuşağında genç olan ve bedel ödeyenleri üzüyordur. Çünkü ülkede değişen bir şey yok. Bu girizgahı yapmamın sebebi Zülfü Livaneli'nin son romanı Bekle Beni. Livaneli Selim ve Leyla arasındaki tutkulu aşkı ve 12 mart 1971 darbesinden sonra başta Selim olmak üzere bedel ödeyen bir kuşağın dramatik hikayesini anlatıyor. Livaneli kitapta  "...Anonimleştirme belki de tüm dünyada geçerli tek yönetim şekliydi; seni kendi kimliğinden soyup kalabalığa, o kalabalığın içinde bir yüzsüzlüğe mahkum ediyordu... " ve "...Onu kişiliğinden, düşüncelerinden, hayallerinden arındırıp bir sürünün parçası kılmak, bir sayı olarak görmek istiyorlardı. Yurttaş, öğrenci, asker, tutuklu... Sanki o, " o " değildi; sadece tarif edilen kategori içinde bir sayıydı, bir istatistik, bir hiç..." cümlelerini kuruyor. Aslında bu cümleler dikta ile yönetilen toplumların yönetim şeklinin röntgenini çekiyor. Zülfü Livaneli'nde Bekle Beni, bizi geçmişe Türkiye'nin karanlık ve utanç duyulması gereken bir dönemine götürürken Selim, Leyla ve kızları Zeynep arasındaki aşkı, sevgiyi ve direnişi yaşatacak. Herkese tavsiye ediyorum. Muhakkak alın okuyun. Ben nefes almadan kitabı bir günde bitirdim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder