16 Temmuz 2026 Perşembe

Selamlanmak

 Sosyal medyada layklanmak mı yoksa sokaklarda selamlanmak mı? Akıllı telefonlar artık doğal bir uzvumuz haline geldi ve sosyal medya hayatımızın ayrılmaz bir parçası. Bir araştırmaya göre Türkiye kişilerin sosyal medyada en çok zaman harcadığı ülkeymiş. İnsanlar artık yaşadıklarını sosyal medyada paylaşmıyor, sosyal medyada paylaşım yapmak için " yaşıyor " İnsanda oldum olası bir onaylanma ihtiyacı var. Bunu karakteriyle, erdemleri ile sağlıyorsa amenna. Ortalık sosyal medyada layk alma uğruna absürd işler yapan insanlarla dolu. Bu işin içine biraz da provakatörlük de giriyor. Burada bi durup düşünmek lazım... İnsanlığın gerçek hayatı terk edip sanal dünyada yaşamaya başlaması çok oldu. Tarih kitapları tarihte ki en büyük göçün Kavimler Göçü olduğunu yazar. Artık bunu tarihteki en büyük göç " sosyal medyaya göç " olarak düzeltmenin zamanı geldi. Size sosyal medyada layk almaktan 100 kat daha mutluluk veren bir sırrımı açıklayayım. Sahip olduğu obez nüfusu, trafik keşmekeşini ve herkesin birbirinin yabancısı oluşunu artık taşıyamamaktan kamburlaşıp hilkat garibesine dönüşmüş büyük şehirler yerine kasaba havasının yaşandığı küçük bir şehirde yaşayın. Mütevazi bir şehirde yaşayınca ne mi oluyor? Sokağa çıktığınızda 500 metre mesafe yürüdüğünüzde; 8 yaşındayken dondurma aldığınız abiyi, 16 yaşında gittiğiniz okulda ki öğretmeni, 30 yaşında hizmet verdiğiniz bir müşterinize denk gelip " selamlaşabiliyorsunuz " Mahallede ki esnaf, herkes her şey tanıdık oluyor ve içinizi ısıtıyor. O kasabada herkes " fenomen " oluyor ve birbirini sevip sayıyor. O yüzden layklanma peşinde koşmak yerine " selamlanacağınız " samimi hayatları tercih edin.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder