Paraguay'ın Almanya'yı elemesi, Fas'ın Hollandayı kupanın dışına itmesi, Japonya'nın öndeyken Brezilya'ya ve Kongo'nun yine öndeyken İngiltere'ye son dakikalarda yedikleri gollerle teslim olması dünya kupasının sürprizleri olarak tarihe geçti. Bu sürprizler dünya futbolunda liginiz milyar dolarla ifade edilse de, otoriteler tarafından futbol ekolü olarak kabul görsenizde fiyaka ve caka satan Avrupa'nın şımarık takımlarının içi boş özgüvenlerinin azim, kararlılık, mücadele, inanç karşısında kumdan kale gibi yıkılmalarına şahit olduk. Bazen hayat da futbol gibidir. Hayatta da bazen direnmek gerekir. Enflasyon canavarı pres yaparken her ay giderek eriyen maaşınla hayattan gol yememeye çalışırsın. Bazen aylık 20 bin liralık maaşınla geçinmeye çalışan bir emekli olursun ve Almanya karşısında bir mucize gerçekleştiren Paraguay'a dönüşürsün. Vinius Elektrikus Junior sağ kanattan, doğal gaz de Mbappe sol kanattan yaptıkları acımasız ortalarla, Harry ÖTV Kane'in cepheden çektiği şutlarla bütçeni ( Pardon! Kaleni ) döverken, bazen Hollandayı eleyen Fas gibi olursun, mağlupken bir mucize yaratıp maçın bitimine saniyeler kala beraberlik golünü bulursun. Bazen zafere ramak kala kaybedersin ama Japonya ve Kongo gibi canını dişine takıp direnip hayatta onurunla kaybedersin. Yani anlayacağınız futbol sadece futbol değildir. 2026 dünya kupası bize bunu öğretiyor.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder