Karanlıkta yolunu kaybettiysen güneşin doğuşunu bekle. Kar yolları kapadıysa baharın gelişini bekle. Dalgalar boyunu aşıyorsa denizin durulmasını bekle. Beklemek kötü bir şey değildir, durmak da öyle. İnsanın nasıl uyuyup dinlenmeye ihtiyacı varsa, ruhunun da sabra ihtiyacı var. Sabır aklın istirahatidir. Hayat sana kırmızı ışık yaktığında durmasını bil. Yoksa kaza yaparsın. Senden büyük hayat var. Hayat inatlaşılacak bir rakip değil, birlikte yürünecek bir dost. Eski düşüncelerle yeni problemleri çözemezsin. Düşünceler ve alışkanlıklar varoluşunun sebebi değil. Onlar seni var etmedi sen onları var ettin. Telefonunu değiştiriyorsun, elbiselerini değiştiriyorsun, diş fırçanı değiştiriyorsun, dinlediğin müziği değiştiriyorsun, mobilyalarını değiştiriyorsun, evini arabanı değiştiriyorsun, düşüncelerini niye değiştir miyorsun? O yüzden düşüncelerini değiştirmekten korkma. Derisini değiştirmeyen yılan nasıl ölüme mahkumsa, fikirlerini değiştirmeyen insan da ölüme mahkumdur. İşini kaybedebilirsin, paranı kaybedebilirsin, sevdiğini kaybedebilirsin ama sakın ha karakterini kaybetme. Belki yeniden başlayacaksın ama sıfırdan değil. Bu sefer yanında tecrüben de olacak. Şu dört şeye sahipsen dünyanın en zengin insanısın: çatı, aş, sağlık, iman. Hergün şöyle dua et: çatıma, aşıma, sağlığıma, imanıma şükürler olsun. Çatımı, aşımı, sağlığımı, imanımı daim eyle. İmanımı kabul eyle. Müslüman olarak canımı al... Herkese iyi pazarlar.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder