3 Kasım 2025 Pazartesi

Frankenstein

 Birbirine zıt kutuplardaki düşüncelerimizin ve alışkanlıklarımızın savaşı yaşanıyor cenk meydanı haline gelen zavallı kafamızın içinde. Geleceğe ilişkin kaygılar ve geçmişten gelen pişmanlıklar şimdimizi taciz ediyor. Bağımlılıklarımızla hayatımıza getirmeye çalıştığımız yeni düzen birbirleriyle gerilla savaşı yapıyor. Kaosdan sonra düzenin geleceğini umut eden yorgun beynimiz ise barışın hasretinde. Mary Shelley'in Frankenstein romanındaki bilim adamı Dr.Frankenstein  ve onun yarattığı canavarın hikayesi bu duruma ne kadar da uyuyor. Frankenstein'ın canavarı aslında aklın kendi canavarıdır ve sadece o canavardan değil o canavarı yaratan aklın kendisinden de korkulması gerekir. Suçlu arayan insan şu durumun farkında değil. İnsan aslında kendi canavarlarıyla savaşıyor. Kültür haline gelmiş iyiyi hiç bir dış etken bozamaz. Bizler erdemlerimizi, eylemlerimizi kültür haline getiremediğimiz için zihnimizde ve dolayısıyla hayatımızda istikrarsızlıklar yaşıyoruz veya bir hedefe doğru giderken yarı yolda kalıyoruz. Linkedin platformunda yazılarını ilgiyle takip ettiğim Dönüşüm Mühendisi Sevgi Top bakın ne diyor: " Performansın sıçramasından kültür doğar. Kültür performansın kalıcı izidir. O izi fark edenler yol açar. "

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder