Gündüz dünyayı aydınlatır ama yıldızlara perde çeker. Adalet düzeni sağlar, adaletsizlik kaos yapar. Bir şeyin zıddı aslının varlığında ortaya çıkar. O halde iyinin ve kötünün ötesine geçmek gerek. Sevinçte ve hüzünde aşırılık olmamalı. Fazla acıdan delirebilir insan. Ama fazla haz da insanı delirtir. Zaman üzerine estiği insanları yaşlandıran bir rüzgâr. Belki de Tanrı'nın nefesidir. Ama niye bazı insanlar erken gidiyor? Belki de Tanrı'nın nefesi herkes için farklı esiyordur. O yüzden zaman herkes için farklı işliyordur. Bu öyle bir nefes ki; günler haftalara, haftalar aylara, aylar yıllara dönüştükçe biz fanilerin tecrübesini besliyor.Sırrı çözenler bu rüzgârla havalanıp yukarılarda bir tepeye konuyor ve hayatın manzarasına vakıf oluyor, keşfediyor, keşfettikçe düzene sadakati artıyor. Asiler ise düzene kafa tutmaya çalışıp esen rüzgâr karşısında sürüklenip perişan bir halde uçurumun dibini boyluyor.Düzen dediğimiz şey bir akış. Ona direnmemek lazım. İnanç akışa saygı duymaktır.O yüzden akış kendisine saygı duyanları ödüllendirir. Akışta olan fani yükseldikçe dünyayı daha iyi görür, gördükçe dünyada kendini görür. Ve en büyük ödül insanın kendisini keşfetmesidir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder