8 Ekim 2025 Çarşamba

Terazi

 İnsanoğlu tarih boyu her şeyi ölçmüş. Teraziyi icat etmiş ticaretini yaptığı şeyi ölçmüş. Kanunlar yazmış adalet karşısında insanların masumiyetini ölçmüş. Parayı bulup piyasayı yaratmış insanların alın terini ölçmüş. Bazen düşünüyorumda; ölçmek insanın işi mi diye. Bu biraz bana Tanrıcılık oynamak gibi geliyor. Ölçme triplerine giren şu insanoğlunun hali evcilik oynayan anaokulu çocuklarına benziyor. İlişkilerde partnerimizin tavırlarından aşkı ölçmeye çalışıyoruz. Mal, mülk, ünvan, parayı terazinin bir kefesine koyup diğer kefeye koyduğumuz mutluluğu ölçmek gibi bir hata yapıyoruz bazen. Kadınların giyim stili ve özgür yaşam tarzlarına bakarak " namusu " ölçmeye çalışıyoruz. Siyasetçileri alnı secdeye değip değmemesinden yola çıkarak dindarlıklarını ölçüyoruz. Şurada hata yapıyoruz. Aşkın, mutluluğun, namusun, dindarlığın kasap kantarındaki kıyma gibi 500 gramı 1 kilosu olmaz. Bunlar ölçülebilir kavramlar değildir. Misal aşk dediğin şey ölçülemez, aşk dediğin " ölçer " Yani terazinin kendisidir. Aşk sadakati ölçer. Aşk fedarkarlığı ölçer. Aşk partnerler arasındaki işbirliğini ölçer. Ama en önemlisi aşk sevgiyi ölçer. Bir kefesinde kadının sevgisi, diğer kefesinde erkeğin sevgisi vardır. Eğer ikisi birbirine denk değilse aşkın terazisi bozulur haliyle o ilişkide bozulur. O yüzden bu hayatta ölçen değil, ölçülen olduğumuzu anlamalı dengede olmalıyız.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder