İnsanları güldürmek bir sanat. İnsanlar yerlisi yabancısı genelde zor bir hayat yaşıyorlar. İş hayatında kapitalist düzenin yarattığı çarklar, aile hayatının babalara ve annelere yüklediği sorumluluklar, demokrasi ve insan haklarının askıya alındığı ülkeler, global ölçekte güçlü devletlerin yarattığı savaşlar ve tabiki ekonomik krizler bizlere gülmeyi unutturuyor. Sürekli negatiflikler tarafından uyarılıyoruz ve genelde öfke, üzüntü duygularını yaşıyoruz. Çağımızda gülmek büyük bir lüks. Amerikalı aktör-komedyen Jim Carrey'e o yüzden bayılıyorum. Filmlerini kaçıncı kez izlersem izleyeyim her defasında kahkahalara boğuluyorum. Her filmini seyrettiğimi sanıyordum ama geçen akşam izlemediğim bir filmine denk geldim. Dick ve Jane İş Başında adlı 2005 yapımı bir film. Dolgun maaşlı işlerini kaybeden karı kocanın hayatlarını sürdürebilmek için hırsızlıķ yapmaya başlamalarını anlatıyor. Jim Carey yine komik mimikler ve jestler, esprilerle izleyici kahkaya boğuyor. Film aynı zamanda işsiz kalan insanların hayatlarındaki dramları çarpıcı şekilde altını çizerken, çalışanlarına değer vermeyip mağdur eden üç kağıtçı bir patronun portresini de yansıtıyor. Film aslında üstü kapalı bir drama fonuna sahip komedi filmi. Güçlü senaryosuyla izlediğim en iyi Jim Carey filmlerinden biri. Bugün pazar. Gülmek istiyorsanız Dick ve Jane İş Başında filmini tatil gününüz için iyi bir alternatif olabilir. İzleyin derim.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder