Sevgili Haşmet Babaoğlu'nun instagram hikayesinde paylaştığı bir videoya denk geldim. " Tanıştığımıza memnun oldum deriz. Tanışmak bizi mutlu eder. Ama tanışmak ayrı, tanımak ayrı şeydir. Tanışmak bir an sürer. Ama tanımak uzun bir süreçtir. Bazı insanları tanıdıktan sonra pişmanlık yaşamışızdır." Haşmet Abi kısaca bunları söylüyor. Hedefi 12 den vuran kısa ve öz bir tesbit. İnsan yaş aldıkça insanları tanıma süresi kazandığı tecrübeyle ters orantılı olarak kısalıyor. Bir iş olmayacaksa daha başında kestirip atıyoruz. Ama kırkı aşan yaşım bana hiç bir konuda kesin bir yargıya varmamayı öğretti. O yüzden konuya farklı bir açıdan da bakmak istiyorum. İnsan ergenlikten çıkıp genç bir birey olduğu yirmili yaşlarda kendisiyle tanışıyor. Okul hayatı bitmiş, bir meslek erbabı olmuş ailesinden bağımsızlığını ilan etmiş kendisiyle tanışıyor ve hayata atılıyor. Toyken hayattan yediği kazıklarla kendini gerçek anlamda tanımaktan önce hayatı tanıyor kırkını geçtiğinde. Orta yaşı bitirip yaşlılığa adım attığında ise gerçek anlamda kendini tanıyor. Korkudan ve arzularından bağımsızlaşıyor. Artık korkuları ve arzuları ona hakim olamıyor. Birey gerçek anlamda özgürleşiyor. Bir insan özgür olduğu gün gerçekten kendini tanıyor. Kendini tanıdığında diğerlerini de tanımış oluyor. Çünkü o kişiler bizi bize yansıtan bir ayna aslında.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder