Unuttuk. Asıl mutluluğun bir pazar günü divanda uzanmış babamızın gazete okuduğu ev, annemizin özenle hazırladığı kahvaltı sofrasında ailecek bulunmak olduğunu unuttuk. Unuttuk. Çocukluğumuzu unuttuk. Asıl mutluluğun çocukluğumuzda kurduğumuz hayaller olduğunu, saflığımızı, temiz kalpli olmayı unuttuk. Öğretmenimizin verdiği ödevi yapmayınca boğazımızda oluşan yumruyu, halen işleyen vicdanımızı unuttuk. Komşuluğu unuttuk. Komşuya yardım etmeyi, iki gün sesi soluğu çıkmayınca kapısını çalmayı unuttuk. Komşu açken tok yatmamayı unuttuk. Unuttuk. Millet olarak yas tutmayı unuttuk. O kadar çok bölünüp ayrıştık ki ( sağ olsun muhteremler ) birlik olmayı unuttuk. Unuttuk. Alın teriyle kazanılan diplomayı, bileğinin hakkıyla bir işe girip rızkını kazanmayı unuttuk. Liyakati unuttuk. Rüşvet, kıyak, "bizden" olmayana kayyum-dayak... Dürüstlüğü unuttuk. Daire parasına zengin Araba vatandaşlık, bebek katili pkk liderine oy için yanaşmalık millet olmayı unuttuk. Rant, kırmızı noktalı bant, Aydın'daki topuklu efenin kocasına jant derken onurlu olmayı unuttuk. Adnan Bey, Behlül-Bihter derken aile olmayı unuttuk. Ormanlar yanarken masum hayvanları unuttuk. Gemi var gemicik var derken, gemicikler denizde yürürken, müteahhitler rantlanırken, geçmediğimiz köprünün, oto yolun garanti ücreti vatandaşın cebinden çıkarken ettiğimiz yemini unuttuk. 14 yaşındaki Mattia Ahmet Minguzzi bıçaklanıp öldürülürken insanlığımızı unuttuk. Unuttuk kardeşim unuttuk. Birgün ahiret gününde mizanın kurulacağını unuttuk.Unuttuk. Allah'ı, kitabı, peygamberi unuttuk...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder